6 Şubat 2023 sabahını çok iyi hatırlıyorum. Deprem haberini uyandığımda aldım. Stockholm’de yaşıyordum o zaman ve tek yapabildiğim haber izlemekti. Haber izledikçe daha çok kahroluyordum, umut tanesi bile dağılmıyordu izlediklerimden. Daha çok öğrendikçe daha çok üzülüyordum, ilk günlerde enkaz altından insan kurtarma yayını bile yoktu doğru düzgün, birkaç gün sonra görebildik kurtulan insanları. Felaketin ne kadar büyük olduğunu ve ne kadar çaresiz olduğumuzu öğreniyordum izledikçe, okudukça, sordukça. Ben deprem işinden anlamam, ne zaman olacak, ne zaman gelecek bilemem, ama yetkinliği olan ve bu işleri tahmin edebilen insanlar var. Ben bilmediğim işlerde bilenleri dinlerim. Mesela Naci Görür. ...
Kafanın İçinde Dönenleri Kaydetmek
Öğle arasında okulun bahçesinde top oynayıp müdür yardımcısından azar yediğimiz güneşli bir bahar gününün akşamı son iki dersimiz geometriydi. Öğretmenim Öklid bağıntılarını anlatıyor, not almamız için formülleri tekrar tekrar söylüyor, söylediklerini not almamızın ne kadar önemli olduğunu telkin ediyordu. Öğretmen yüksek ve anlaşılır bir sesle formülleri tekrar ederken benimle göz göze geldi, not almadığımı gördü ve inceden bir kızarak derse devam etti. Ertesi günü öğretmenler odasında aynı öğretmenime bir soru sordum, öğretmenimse önce not almazsam böyle olacağını söyleyip bana kızdı, sonra ilk sınavdan kaç aldığımı sordu. Notumun iyi olduğunu duymak çok hoşuna gitmeyince de yine sert bir tonla “Fazla almışsın.” dedi. :) (Hocam daha sonra benle konuştu ve meseleyi tatlıya bağladık, kendisi dünya tatlısı bir insandır, üzerimde de çok emeği vardır). ...
İz Bırakanların Ortak Özelliği
Muhittin Birgen Enver Paşa ile Bakü’de Orta Asya yolculuğuna çıkmadan önce yaptığı röportajdan sonra şöyle diyor: “Yorgundu, bugünkü aklımla Enver’in yerinde olsam o sırada hiçbir şey yapmaz, bir köşeye çekilerek her şeyden evvel bir kere dinlenirdim. Fakat onda dinlenmeyi düşünmek temayülü bile yoktu.” Yine Enver Paşa için Dr. Nazım Bey şunları yazıyor: “Batum’da gizli olarak kaldığımız bir buçuk ayın yirmi beş gününü bir vagonun kompartımanında, yirmi gün kadarını da bir odada beraber geçirdik. Bu zatın bir dakika boş kaldığını görmedim. Başını yastığa dayar dayamaz uyur, yatağından kalkar kalkmaz bir işle meşgul olur. İşsiz kalınca sultan efendisine (eşi Naciye Sultan’dan bahsediyor) rapor suretindeki mektuplarını imla ile uğraşır durur idi.” 1 ...
Kısa Bir GitHub Copilot İncelemesi
GitHub Copilot’u Clojure ile denedim, düşüncelerim şöyle. Editör Entegrasyonu Birkaç arkadaşım hakkında çok olumlu konuştuğu için ben de Copilot’u denemeye karar verdim. Ancak, Emacs’ime eklemek istediğimde Copilot’un Emacs için resmi bir sürümü olmadığını gördüm. Neyse ki, bazı harika insanlar bu resmi olmayan eklentiyi yapmışlar, bu sayede birkaç dakika içinde Copilot’u Emacs’ime entegre edebildim. Tek sorun Clojure için Indentation offset’i bilmediğine dair sürekli ekranıma patlayan sinir bozucu bir uyarıydı ancak kullanımımı etkilemediği ve sadece deneme amaçlı kullandığım için geçici bir çözüm olarak deneme süresi boyunca bu uyarıyı görmemek için config’ime bir satır ekledim. ...
Uzun Yolun Kısası
David Eagleman’ın Incognito, Beynin Gizli Hayatı isimli kitabında sürekli aynı kıyafeti giyen bazı yöneticilerin bunu neden yaptığını anlattığı bir kısım var. Yazara göre(bu arada kendisi beyin bilimci, yani dediklerinin doğru olma ihtimali bir hayli yüksek) beynin karar vermeye ayırdığı bir gücü var. Bunu oyunlardaki Mana gibi düşünebiliriz. Güne tam ‘Mana’ ile başlıyoruz ve her karar verdiğimizde bu ‘Mana’ biraz azalıyor. Yazar, bu isimlerin sadece aynı kıyafeti giymediğini, her gün aynı kahvaltıyı yaptığını, ofise gitmeden önce kahve alırken hep aynı kahveyi seçtiğini, yani kısacası hayatlarındaki rutin kararları almayı bir nevi hayatı otomatize ederek bıraktıklarını söylüyor. Bu da gün içinde almaları gereken daha önemli kararlar için ‘Mana’ bırakıyor ve bunların daha isabetli olmasına dolaylı olarak yardımcı oluyor. ...
Döngüsüzlük, Parantezler ve Ortalamalar
Bundan üç sene önce enteresan bir konuşma’ya denk geldim. Russ Olsen, insanlığın aya ilk çıkışının öyküsünü anlatıyordu. Beklediğimin aksine, oldukça duygusal ve heyecan vericiydi. Anlatıcının tarzını beğendim ve farklı konuşmalarını izlemeye karar verdim. Daha sonra, fonksiyonel programlamadan bahsettiği bu konuşmasını izledim. Beni tanıyanlar bilir, bir şeylerle alakalı hızlı heyecanlanırım. Heyecanlandım. Fonksiyonel bir dil bulup bir an evvel öğrenmem lazımdı. Aslında üniversitede biraz Haskell öğrenmiştik ama o noktada hiçbir şey hatırlamıyordum. Dolayısıyla gayet yeni bir dil de olabilirdi. O dönem dostum Berk Özkütük’ten aldığım yönlendirmeyle Clojure öğrenmeye başladım. ...
Bilebilmek
EnglishCentral’da çalışıyorken mezun olduğum yaz dostum Burak ile bir aylığına şirketin Amerika’daki ofisine gönderilmiştik. Jetlag’dan ötürü akşam 7-8 gibi uyuyor ve sabah 2-3 gibi kalkıyordum. Gece üçte uyanıyor, mesai saatine kadar Patrick Rothfuss’un Kral Katili Güncesi serisini okuyordum. Saatlerce okuyor, mesai bittikten sonra doğrudan kaldığım otele dönüyor ve okumaya devam ediyordum. Boston’a gelmiş diğer arkadaşlarım New York senin Salem benim gezerken benim tek arzum odama dönmekti, hatta ofisteki en masrafsiz ziyaretçi ilan edilmiştim ve bunu açıklamışlardı (muhtemelen en asosyal de ilan edilmiştim ama onu açıklamayacak kadar kibarlardı). ...
Türkçe bir selam
Değerli okuyucu, buraya kadar geldiğin için yürekten teşekkür ederim. :) Üniversitede bazı hocalarım dersi işlemeye başlamadan önce sınıfta yabancı olup olmadığını sorar, yabancının olmadığı nadir günlerde dersi Türkçe anlatırdı. O günlerde sebebini anlamaz, biraz da yargılardım. Bugün anlıyorum. Bilgisayar bilimindeki öğrenme öğelerinin birçoğu soyut. Kavramlar ve konular, her zaman bir kez duyunca anlayabileceğimiz kıvamda olmuyor. Zaten var olan bu karmaşıklığın üzerine bir de İngilizce’ye tamamen hakim olmayan öğrenciler için dil bariyeri eklenince konuyu anlamak iyice zorlaşabiliyor. Hatta yabancı dile son derece hakim öğrenciler için bile, ana dilinizdeki bir cümleyi anlamaya çalışırken beyninizin gösterdiği efor; yabancı bir dildekini anlamaya çalışırkenkinden daha fazla, dolayısıyla yorulan beynin anlama gücü düşüyor. ...